[Gün 8] Lago di Garda

Written by Boğaç Erkan. Posted in BAM

Bugün Garda Gölü’nde, Camping Spiaggia d’Oro isimli kampingde kalıyoruz ve günü pek bir şey yapmadan dinlenerek geçirmek gibi bir planımız var.

İtalya’nın en büyük tema parkı Gardaland’a oldukça yakın bir mesafede bulunan Camping Spiaggia d’Oro’da kalıyoruz. Gecelik 46 Euro ödeyeceğiz. Gönül Gardaland’a da gitmek isterdi ama ne zamanımız var, ne de para harcamak istiyoruz.

Garda Gölü özellikle Hollandalılar için cazip bir yer anladığımız kadarıyla. Kampingde kalanların neredeyse yarısı Hollandalı. Gölün etrafında bir sürü kamping var ve istekleriniz doğrultusunda bir yer bulmak zor değil, sadece biraz sabır gösterip yeterince aramak gerekiyor.

Sabah erken kalkıp kampingin marketindeki fırından güzel güzel ekmekler alıyoruz. Türlü türlü ekmek var ve seçmek bazen zor oluyor. AAncak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ki, burada gördüğümüz kadar çeşitli ekmekle gezinin geri kalanında karşılaşamadık.

Kahvaltının ardından göl kenarına gittik, bu arada resepsiyondan 2 Euroya aldığımız jetonlarla çamaşırlarımızı yıkadım. Kardeş ev kadınlığı zor iş… Tatil falan diyorsun ama yemekti, bulaşıktı, çamaşırdı derken aynı işler birikiyor yine. 

öğlene kadar göl kenarında pinekledikten ve gölün yeşil sularına kendini teslim eden Derin efendi yeterince tadını çıkartıktan sonra, öğlen yemeğini hallettik. Bu arada çamaşırlar yıkandı, asıldı.

Öğlenden sonra havuza geçtik ve Derin burada da çok eğlendi. Kaydıraktı falan derken akşamı ediverdik. Havuz bir kalabalık ki anlatmak mümkün değil. Elini sallasan birinin elini çarpıyor.

Ne zaman boş bir zaman bulsa, Derin laptopu kapıyor ve internet odasına atıyor kendini. Özetle, göl, havuz, internet üçlüsü ile burada çok mutlu. Ama Tülay’da ve bendenizde yavaş yavaş kaşıntı başladı. Bugün hiç yürümedik, ne de olsa. Tabanlar yürüyecek yeni yollar istiyorlar ve tabanları kızdırmaya gelmeyeceğini ikimiz de çok iyi biliyoruz. Yarın yine yolda olacağız. Bu seferki hedef Milano üzerinden benim uzun zamandır görmeyi dört gözle beklediğim Genova’ya inip, akdeniz kıyısından tekrar batıya doğru yönelmek.

Bu arada yarım şişe şarabımızı güneşin altında unuttuğumuz için içilebilirliğini kaybetmiş. Hemen dolaba bira eklemeliyim.

Arabanın olduğu yerden göl manzaramız var ve gün batımında çok mutluyuz. Yani keyfimiz epeyce yerinde. Sabah kalkıyor ve Milano’ya doğru yola çıkıyoruz.

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz